Bir konuyu çalışıyorsun, konu videosu bitiyor ama biri senden “Hocanın anlattığını 5 dakikada anlat” dese, kafanda anlatacak neredeyse hiçbir şey kalmamış oluyor. Video izlerken her şey anlaşılır gibi geliyor, hatta yapabileceğini düşünüyorsun. Sorulara geçtiğinde ise bilgileri hatırlayamadığını ya da kullanamadığını fark ediyorsun. Bu durum çoğu öğrenci için oldukça tanıdık.

Benzer bir problem soru çözümünde de yaşanıyor. Bazı sorular çözülemiyor, ardından video çözümü izleniyor. Ancak iki ya da üç gün sonra benzer bir soru geldiğinde aynı noktada tekrar takılınıyor. Bunun sebebi, bilginin gerçekten öğrenilmemesi. İzlenen video ya da çözüm, sadece o anlık bir rahatlama sağlıyor ama kalıcı olmuyor. İşte bu noktada, tüm bu problemleri tek başına çözebilecek bir yöntem devreye giriyor. Bu yöntemin adı Feynman Tekniği, başka bir deyişle aktif öğrenme.

Şimdi bu tekniğin nasıl uygulanacağını netleştirelim. Bir konu videosu izlediğini düşün; limit, türev, integral ya da herhangi bir konu olabilir. Çoğu öğrenci videoyu açıp izliyor ve bitince geçiyor, ne videoyu durduruyor ne de kendini test ediyor. Video bittikten sonra ise bazı noktalar havada kalıyor ve sürekli tekrar ihtiyacı doğuyor. Oysa yapılması gereken şey çok basit. Video izlenirken her 10–15 dakikada bir durduruluyor ve anlatılan bilgi, başkasına anlatıyormuş gibi sesli şekilde tekrar ediliyor. Bu tekrar, bilginin zihne yerleşmesini sağlıyor.

Aynı yaklaşım soru çözümünde de geçerli. Çoğu öğrenci soruyu sessizce çözüyor, doğruysa geçiyor, yanlışsa video çözümüne bakıyor. Ancak bu yöntemle neden doğru yaptığı ya da nerede hata yaptığı tam olarak anlaşılmıyor. Bunun yerine soru çözülürken her adım sesli şekilde ifade ediliyor. “Buraya 5x dedim, burası 10x oldu, şu yüzden bu formülü kullandım” gibi açıklamalarla çözüm ilerletiliyor. Bu sayede sezgisel ya da şansa yapılan çözümler ortadan kalkıyor. Öğrenci, gerçekten anlayarak çözdüğünden emin oluyor.

Peki çözülemeyen sorularda ne yapılmalı? Video çözümü izlendikten sonra “tamam, anlaşıldı” deyip geçmek en büyük hata. Bunun yerine temiz bir kağıt alınıyor ve soru baştan sona tekrar çözülüyor. Çözüm süreci yine sesli şekilde, adım adım anlatılarak ilerletiliyor. Video çözümde geçen her bilgi, bu şekilde tekrar edilerek zihne kazınıyor. Böyle yapılmadığında, izlenen çözüm birkaç gün içinde tamamen unutuluyor.

Özetle bu sistem üç temel adımdan oluşuyor: konu videosunu izlerken durdurup anlatmak, soruları sesli şekilde çözmek ve video çözümden sonra soruyu tekrar kendin çözmek. Bu yöntemle bir konu belki daha uzun sürede bitiriliyor ama çok daha sağlam öğreniliyor. Sürekli tekrar yapma ihtiyacı ortadan kalkıyor ve yapılan çalışmalar doğrudan netlere yansıyor. Aksi halde sadece çalışılmış gibi hissediliyor ama sonuç değişmiyor. Doğru şekilde uygulandığında ise netlerdeki artış zaten kendini net biçimde gösteriyor.